Anne baba olmak her konuda sorumluluk gerektiriyor. Kız ve erkek çocuklarda ergenliğe geçiş sırasında görülebilecek bazı sorunlar; ilerleyen yaşlarda normal yollarla anne baba olabilmelerini doğrudan etkiliyor. 

Her çocuğun daha ergenlik çağında üreme sağlığı konusunda anne babanın yönlendirmesi ile uzman doktorlar tarafından takip edilmesi gerekiyor.

Kısırlığı engellemenin yolu var mı? Anne babalar çocuklarında nelere dikkat etmeli? Gençler kendilerinde nelere dikkat etmeli?

Anne ve Babaların dikkat etmeleri gereken noktalar;

Ergenlik yaşlarının takibi,
• Ergenlik gecikmesi:
Kızlarda 13.5, erkeklerde 14 yaşında hâlâ ergenlik bulgularının başlamaması söz konusudur. Nedeni yapısal ya da ailevi olabileceği gibi bazı doğumsal ya da hormonal hastalıklar olabilir. Mutlaka hekime başvurulmalıdır. Beslenme bozuklukları, aşırı egzersiz ve süreğen hastalıklar da ergenlik gecikmesine neden olabilir. 

• Erken Ergenlik: Kızlarda 8, erkeklerde 9 yaşından önce ergenlik bulgularının ortaya çıkmasıdır. Kızlarda genelde erken dönemde tek veya çift taraflı meme gelişimi, erkeklerde testislerde büyüme ve genital bölgede kıllanma gözlenir. Bu durumda mutlaka çocuk endokrin hekimi tarafından muayene gereklidir. Kızlarda genelde neden saptanamazken, erkeklerde çoğunlukla altta yatan bir hastalık vardır. Boy kısalığı ve psikolojik sorunlara neden olduğundan tedavisi gereklidir. 

• Aşırı kıllanma: Kızlarda görülür. Yapısal, ailevi ve etnik özelliklere bağlı olabileceği gibi hormonal dengesizlikler de söz konusu olabilir. Aşırı olduğunda mutlaka hekime başvurulmalıdır. 

• Erkeklerde meme büyümesi: Adölesanın erken evrelerinde sık görülür. Genellikle geçici bir hormonal düzensizlik söz konusudur. Çoğunlukla kendiliğinden düzelebilir ancak hekim izlemi gereklidir. 

• Düzensiz adet kanamaları: Kızlarda özellikle ilk adet görmeyi izleyen 1-3 yıl içinde sık görülür. Aşırı kanama ya da düzensizliğin uzun sürmesi kansızlık gibi sağlık sorunlarına yol açabileceğinden hekimin izlemi gereklidir.
İdeal vücut ağırlığının %15’den fazlasının kaybı, davranış bozuklukları ve hipotalamik amenore ile karakterize “anoreksiya nervoza” da stres ve duygu durumun, siklus üzerine ne denli etkili olduğunu gösteren başka önemli bir klinik tablodur.

Kız çocuklarında önemli hastalıkların takibi;
• Tüberküloz (TBC) insidansı son 10 yılda tüm dünyada artış göstermiştir ve hala önemli bir halk sağlığı problemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerin yanısıra endüstrileşmiş ülkelerde de TBC’nin artması, TBC’nin insan immunyetmezlik virüsü (HIV) endemisi ile ilişkisine, çok ilaçlı tedaviye dirençli suşların ortaya çıkmasına ve TBC’nin sık olduğu ülkelerden gelen göçmen sayısının artışına bağlı olabilir. TBC, genital sistemde tubal hasara ve bozulmuş endometrial reseptiviteye yol açarak infertiliteye neden olur. Rahimiçi yapışıklıklara, adet düzensizliklerine ve bozulmuş rahimiçi doku hasarı ile, tekrarlayan gebelik kayıplarına, ve tüplerde doku hasarı ile yapışıklıklara ve tıkanıklıklara neden olur.

• Ayrıca vajinal akıntılarda mutlaka rahimi ilgilendiren durumların olup olmadığının teşhisi için doktor kontrolü gerekmektedir.

• Adet kanamalarının düzensizliği varsa, mutlaka doktor tarafından kontrol edilmelidir. Teşhise yönelik testler sonucunda ileriye yönelik kalıcı problemler ekarte edilmelidir. 

• Adet kanamaları sırasında ve kanama harici aşırı ağrılar ihmal edilmemelidir. Doktor kontrolü sonucunda yumurtalığa ait kistler, tüplere ait iltihaplanmalar ekarte edilmelidir.

• Özellikle kız çocuklarında yumurtalık kisti tespit edilmişse, ameliyat kararları çok dikkatli olarak verilmelidir, yumurtalığa ait kist ameliyatları, ilerleyen dönemlerde yumurtalık rezerv problemi olarak karşımıza çıkabilir, mümkünse ilaç tedavisi veya gözlem ile takip protokolü uygulanmalıdır. Mutlak ameliyat gerekirse yapışıklıkları önlemek için kapalı ameliyat türü olan laparoskopik uygulamalar tercih edilmelidir. Ve mutlaka kısırlık üzerine çalışmalar yapan infertilite uzmanlarından görüş alınmalıdır. 

Erkek çocuklarında dikkat edilmesi gereken durumlar;
• İnmemiş testis sık görülen, doğumsal bir anomalidir. Görülme sıklığının doğum haftası ve doğum ağırlığı ile ilişkisi vardır. 1500 gram ve altında doğan erkek çocuklarda görülme sıklığı %60-70′leri bulur (7). Prematürlerde bu oran %33 iken, miadında doğanlarda %3′e kadar düşer. Yenidoğan (ilk bir ay) döneminde %3 iken, bir (1) yaşındaki erkek çocuklarda görülme sıklığı %1.58 olarak bulunmuştur. İnmemiş testis olguları, fizik inceleme bulgularına göre testisin ele geldiği (torbalara arada inen ve çıkan testisler) ve ele gelmediği olmak üzere iki gruba ayrılır. 

• İnmemiş testisin tespiti son derece basit olup, ebeveynler tarafından bebeğin testisinin kontrolü sırasında şüphelenilen her durumda mutlaka doktora başvurulmalıdır, Özellikle testisin torbalarda hiç olmaması durumlarında mutlaka operasyon gerekmektedir. Operasyon zamanı çeşitli merkezlerde farklılık göstermekle birlikte, 12 ile 18 aylık dönem arasında yapılması önerilmektedir.

• Orşit (testis iltihabı) sonucunda ilerleyen dönemde kısırlığa aday olabilir, bu nedenle son derece hassas davranılmalıdır ve mutlak doktor kontrolü sağlanmalıdır. Yumurtalıkta şişme, hassasiyet ve ateş yükselmesi genellikle orşiti hatırlatır bu bulguların tespitinde derhal doktora başvurulmalıdır. Masum gözüken kabakulak enfeksiyonunun testisleri etkilemesi nadir de olsa beklenir. Etkilendiğinde de özellikle sperm sayısı, hareketi ve şekli bozulabilir, bu da ilerleyen dönemde çocuğun kısırlığa aday olmasına neden olur. Eskiden sık rastlanan bu hastalık kullanılan aşı sonucunda artık eskisi kadar sık rastlanılmamaktadır. Kabakulak aşısı mümkünse yaptırılmalıdır. Orşitin diğer nedenleri genellikle, cinsel yolla bulaşan hastalıklar da (zührevi) dahil olmak üzere bakteriyeldir. Özellik cinsellikle yeni tanışan gençlerin iyi sorgulanması ve cinsel eğitim verilerek cinsel yolla bulaşan hastalıklara sebebiyet verebilecek davranışlardan kaçınılması, orşitten korunmada etkili olacaktır.

• Testisi etkileyen tıbbi durumlardan biriside hidrosel (testisin su toplaması) halidir. Orşite nazaran ateş ve hassasiyet olmaması nedeniyle, genellikle ihmal edilir. Hidrosel halinde de mutlaka doktora başvurulmalıdır zira sperm yapımını bozabilir..

• Bir diğer ihmal edilen husus; testise alınan darbelerdir. Bu konu ihmal edilmemelidir, testis dokusunun harabiyeti ve ilerleyen dönemde sperm yapımını etkileyen durumlar söz konusu olabilir.

Çevresel faktörlerin etkileri;

Özellikle hamilelik sırasında kullanılan ilaçların bazıları genital sistem anomalilerine neden olurlar. Eskiden sık günümüzde nadir rastlanmaktadır. Bu kapsamda östrojenler ve antiandrojenler, erkekte genital sistem anomalilerinden sorumlu tutulmaktadırlar. En iyi bilinen örnek DES’in fötus gelişimindeki etkisidir.

Östrojenik maddeler arasında DDT ve methoxychlor gibi pestisidler (böcek ilaçları) sayılabilir. Pestisidlere ve zirai ilaçlara maruz kalan işçilerin çocuklarında inmemiş testis ve diğer genital anomali sıklığının artığı yönde epidemiyolojik veriler bulunmaktadır.

Endüstrilize toplumlarda düşük doğum ağırlığı, testis kanseri ve benzer genital malformasyonların arttığı yönde gözlemler de ileri sürülmektedir. Yapılan taramalarda, dioksinler, furanlar ve poliklorinize benzenler gibi çevresel toksinlerin diğer organların yanı sıra testis kanseri için de bir risk oluşturduğu gösterilmiştir.
Çevresel kirliliğin üreme kapasitesini nasıl etkileyebileceğine en çarpıcı örnek, yediğimiz sebze ve meyvelerle gelen tehlikelerdir. Tarım ürünlerinde kullanılan organofosfat grubu böcek ilaçlarının dişi genital sisteminde çok önemli değişikliklere yol açabileceğini göstermişlerdir. Araştırıcılar, günlük hayatımızda fazlasıyla tükettiğimiz sebze ve meyvelerden bu yolla gelebilecek zararların üreme sisteminde ultrastrüktürel düzeyde atrofiye kadar giden bozulmalara neden oldukları yönünde önemli kanıtlar sunmuşlardır. Geri dönülmesi belki de olanaksız böyle hasarlar hiç kuşkusuz bizden sonraki nesillerde katlanmak zorunda kalabileceğimiz değişiklikleri beraberinde taşımaktadırlar.  

Maya Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi İnfertilite Uzmanı
Op. Dr. Osman Denizhan Özgün
osmandenizhan.ozgun@mynet.com