MYNET

Çocuklarda Uyuşturucu Kullanımı

Merkezi sinir sistemini etkileyerek kişinin hoşnutluk hissetmesine neden olan, kişinin ruhsal ve fiziksel dengesini bozan ve  aynı zamanda  bağımlılık yapan maddelere uyuşturucu maddeler denmektedir. 

(Devamı…)

Uyurgezer Kızın Feci Sonu

Kahramanmaraş’ta uyur gezer olduğu belirtilen 18 yaşındaki Fatma Kübra Yalçın 7′nci kattaki evlerinin balkonundan düşüp öldü. Olay Şehit Abdullah Çavuş Mahallesi’nde meydana geldi. Annesi ve dedesiyle 7′nci katta oturan 18 yaşındaki Fatma Kübra Yalçın, sabah erken saatlerde apartmanın arka bahçesinde ölü bulundu.
(Devamı…)

Çocuğunuzu Şiddetten Nasıl Korursunuz?

Çocuklar ve şiddet denilince  akla , çocuğa uygulanan şiddet ve çocuğun  başkalarına uyguladığı  şiddet gelmektedir. Son zamanlarda basın yayın organlarında çocuklar tarafından  işlenen veya çocuklara karşı işlenen ve herkesi dehşete düşüren şiddet suçları sık sık gündeme gelmektedir.

(Devamı…)

Özel Çocuklar İçin Özel Eğitim

Ruhsal, zihinsel, duygusal , bedensel nedenlerle yaşıtlarından önemli oranda farklılıkları olan bu nedenle yaşıtları ile aynı eğitimi alamayan çocuklara ayrı bir ortamda veya yaşıtları ile aynı ortamda kaynaştırma yolu ile verilen eğitime özel eğitim  denmektedir.
(Devamı…)

Konuşma Gecikmesi

Çocuk doğduğu günden itibaren fiziksel, sosyal ve zihinsel olarak gelişmeye başlar. Konuşma bütün bu gelişmelerle iç içe olarak gelişmektedir. Bu  nedenle de  fiziksel, sosyal ve zihinsel  nedenlerle gecikebilir.
  
Konuşma gecikmesine yol açan nedenlerin başlıcaları  şunlardır:

Uyaran eksikliği: Çocuklar doğdukları andan itibaren dış dünyadaki nesnelerle ve diğer insanlarla ilişki içindedirler. Bu ilişki sırasında çocuklar, görerek, duyarak, dokunarak, koklayarak birçok uyaran alırlar.Bu uyaranlardan elde ettikleri algılamaları sözel ifadeye çevirirler. Konuşma için en etkili uyaran başkalarının konuşmasını  duymaları ve bunları taklit etmeleridir. Bazı ilgisiz ailelerde veya yurtlarda yaşayan  çocuklar kendileri ile yeterince konuşulmadığından geç konuşurlar ve konuşmaları yetersiz kalır. Uzun süre televizyon karşısında reklam, klip izlemekte çocuğu dış dünyadan soyutlamakta ve konuşmalarının gecikmesine neden olmaktadır.
  
Çocukluk çağında başlayan depresyonlar, psikotik bozukluklar ve beyni tutan bazı organik hastalıklar.
   
Zeka geriliği:
Çocuğun konuşması belli bir zeka düzeyine sahip olmasına bağlıdır. Bu nedenle zeka geriliği olan çocuklar yaşıtlarına göre  daha geç konuşurlar.
  
Yaygın gelişimsel bozukluklar(otistik bozukluklar) :
Yaygın gelişimsel bozukluğu olan çocuklar, çevreye ilgi duyup ilişki kurma, çevredeki bazı uyaranları alıp değerlendirme  yapamadıklarından  hiç konuşmazlar veya geç ve yetersiz konuşurlar. Ayrıca  bu bozukluğu olanların  dörtte üçünde zeka azlığının varlığı da başka bir nedendir.
  
Duyma sorunu: Bir çocuğun konuşabilmesi için ses uyaranlarını alması gerekir. Duymayan bir çocuk konuşmayı da öğrenemez. Yetersiz duyan çocuklar ise yaşıtlarından geç konuşurlar.
 
Görme  sorunu: Konuşma üzerine işitme kadar etkisi olmazsa da görmeyen veya yetersiz gören çocukların konuşmaları gecikmektedir.Çünkü görmeyen çocuklar çevrelerindeki nesneleri göremediklerinden bu nesnelerin isimlerini ve işlevlerini de diğer  çocuklar gibi algılayıp uygun seslere çevirmekte gecikmektedirler.
  
Bazı metabolik ve hormonal hastalıklarda  zeka gecikmesine, dolayısı ile konuşma gecikmesine neden olmaktadırlar.
  
Konuşma gecikmesini   tedavi etmek için öncelikle gecikmeye yol açan yukarıda belirtilen nedenleri araştırmak ve bu nedenleri ortadan kaldırmak gerekir. Organik bir neden  veya zeka geriliği tespit edilmemişse uyaran eksikliği olabileceğini düşünmek  konuşmasını hızlandırmak için çocuğa daha fazla vakit ayırmak ve kaliteli zaman geçirmek,  çocuğun yeme, içme ve uyku gibi ihtiyaçlarını karşılamak,  sevildiğini hissettirmek, çocukla sık konuşmak, masal anlatmak, ninni söylemek, oyun oynamak, yaşıtları ile oynamasını sağlamak, çocuğun sorularına anlayabileceği şekilde cevap vermek, işaretle gösterdiği şeylerin isimlerini söylemek, sık sık sosyal ortamlara sokmak, konuşmasını teşvik etmek, resimli kitaplara bakarak ona hikaye anlatmak ve anlatmasına yardımcı olmak, iki  yaşından önce televizyon izlettirmemek, iki yaşından sonra kısa sürelerle televizyon izlettirmek, uzun süre tek başına oynaması yerine  büyükler veya yaşıtları ile vakit geçirmesini sağlamak gerekir.
Bu yöntemler konuşma gecikmesinin nedeni ne olursa konuşmayı arttıran yöntemlerdir.Bu nedenle bütün konuşma gecikmelerinde uygulanmalıdır.

Dr. Mazlum Çöpür
Çocuk Psikiyatrisi Uzmanı
mazlum.copur@mynet.com

ENKOPREZİS: Kaka Kaçırma

Enkoprezis herhangi bir organik bozukluğa bağlı olmaksızın  4 yaş ve üzeri yaşta olan bir kimsenin en az 3-4 ay süreyle ayda en az bir kez  kakasını kaçırmasıdır. Kaka kaçırma bireyin sosyokültürel ortamına uygun olmayan yerlerde yineleyen şekilde istemli veya istemsiz bir şekilde olmaktadır.

(Devamı…)

Kekemelik

Konuşma ritmindeki bir bozukluktur. Konuşmanın sürekliliğinin kesilmesi sözkonusudur. Devam ettiği sürece artma ve azalma gösteren , özellikle kaygı, heyecan, öfke gibi durumlarda arttığı bilinen bir konuşma bozukluğudur.

(Devamı…)

Enürezis = Uykuda İşeme

Çocukluk çağının en sık görülen sorunlarından biri olan enürezis  zeka yaşı ile uyumlu olmayan gece ve / veya gündüz  istem dışı işemedir. Çocuklar genellikle 3- 5 yaşları arasında idrarını gece gündüz kontrol edebilecek olgunluğa erişirler.Bu nedenle bu durumun beş yaşına kadar görülmesi normal olarak kabul edilmektedir. Zekası normal olan bir çocukta beş yaşından sonra en az peş peşe üç ay boyunca haftada en az iki kez gece veya gündüz ıslatması  normal dışı olarak değerlendirilmektedir. 

İdrarın gece istem dışı yapılmasına ‘ enürezis nokturna’, gündüz  istem dışı yapılmasına ‘enürezis diurna’ ve hem gece, hemde gündüz yapılmasına ‘ enürezis kontinua’ denmektedir.Enürezis daha çok gece işemesi şeklinde görülmektedir. İstemsiz işemelerin yaklaşık % 60’ı gece işemesi, % 30’u  gece ve gündüz işemesi, % 10 kadarınında gündüz  işemesi olduğu belirtilmektedir. Hastanelerin polikliniklerine başvuranların büyük çoğunluğu gece işemesi olanlardır. Çocukların yaklaşık % 85’ nde enürezis hiç kesilmeden bebeklikten beri  devam etmektedir..Buna primer enürezis denmektedir. Yaklaşık % 15’ nde tuvalet eğitimi tamamlandıktan  ve en az bir yıl geçtikten sonra çeşitli nedenlerle yeniden başlamaktadır.Bu durumda sekonder enürezis  olarak adlandırılır
  
Enürezis 5 yaşında % 10-20, 8 yaş civarında % 5-10, 14 yaş civarındada % 2 oranında görülmektedir. Enürezis çoğunlukla ergenlik çağına kadar kendiliğinden geçer.% 1 kadarı yetişkin çağa kadar devam eder. Enürezis erkek çocuklarda, kızlardan daha fazla görülmektedir. Ergenlik döneminde oran eşitlenmektedir..

 Polikliniklere enürezis şikayeti ile getirilen çocukların büyük çoğunluğu 8-11 yaşları arasındadır. Getirilen bu çocuklarda enürezisin çok daha erken başladığı veya hiç kesilmeden devam ettiği görülmektedir.Ancak aileler  genellikle, bu durumun bu yaşlarda normal olduğunu ilerde kendiliğinden geçeceğini düşünerek veya bunun tedavi ile iyileşmeyeceğini, veya tedavide  ilaç kullanılacağını ve bu ilaçların kısırlık yapacağını düşünerek bu yaşlara kadar   veya daha  ileri yaşlara kadar doktora başvurmamaktadırlar.

Geçmişte anne, babası, kardeşlerinde enürezis olan çocuklarda daha sık görülmektedir. Enüretiklerin % 70’inin birinci derece akrabalarında enürezis vardır veya geçmişte olmuştur. Anneleri geçmişte enüretik olan çocuklarda   beş kat, babaları geçmişte enüretik olan çocuklarda  yedi kat daha fazla görülmektedir.
Enürezis duygusal ve davranışsal nedenlere bağlı olabileceği gibi organik nedenlerede bağlı olabilir.
  
Mesane boynu veya üretra darlığı nedeniyle  enürezis oluşabilir.Böbrek ve idrar yollarının enfeksiyonlarındada enürezis görülebilir. Tüm enüretiklerin % 5 ‘ nde  enfeksiyon bulunmaktadır.Enüretik kızlarda üriner enfeksiyon daha sık görülmektedir. Şeker hastalığı ve şekersiz diabet denilen diabetes isipidus  ve bazı ilaçlarda enürezise yol açacak nedenler arasındadır.
  
Enüretik çocukların anne babaları çocuğun uykusunun genellikle ağır olduğunu ve zor uyandırıldığını, bazende uyandırılamadığını ifade etmektedirler. Bu nedenle enürezisin derin uyku sırasında ortaya çıktığı düşünülmüş; ancak yapılan araştırmalar uykunun her döneminde  enürezis görülebileceğini göstermiştir.
   
Bazı araştırmacılara göre enürezis benliği doyurmanın gelişmemiş biçimi , bazılarına göre sıkıntının dışa vurumu, bazılarına görede saldırganlığı dışa vurma güçlüğü olan çocukların duygularını ifade etme biçimidir.Çocukla ana- baba arasındaki ilişkilerin sağlıksız olduğu durumlarda, çocuk onlara karşı olan olumsuz duygularını enürezis  ile ortaya koyabilir.Çocuk  kendisi ile yeterince ilgilenilmemesi veya sevgi gösterilmemesi durumunda ilgi çekmek  için yapabilir. Annenin aşırı koruyucu eğilimi nedeni ile, çocuğun tuvalet eğitimi alamayacak kadar küçük olduğunu düşünerek eğitim vermeyi geciktirmesi bir etken olabilir.Bu tutumun arkasında yatan gerçek çocuğu uzun zaman kendisine bağımlı tutmak arzusudur.Bu durumda çocuk tüm alanlarda olduğu gibi işeme konusundada bebeksi kalmaktadır.Zamanından önce ve baskıcı tuvalet eğitimide enürezise neden olabilir. Ölüm, boşanma, ailede  parçalanma, anneden ayrılma, kaza,  ev değiştirme, kardeş doğumu vb nedenlerde sebepler arasında sayılmaktadır. Kardeş doğumu ile başlayan enürezis bir gerileme belirtisi veya kardeşe karşı saldırgan duyguların ifadesi olabilir.

Enürezise yol açan nedenler birlikte başka sorunlarada yol açabilirler.Enürezis tek belirti olarak ortaya çıkabileceği gibi duygusal ve davranışsal  bir bozukluklada bağlantılı olabilir.Enürezisli çocuklarda tik, kekemelik, tırnak yeme, enkoprezis ( kaka kaçırma) daha sık görülmektedir.Sekonder enürezisi olanlarda psikiyatrik bozuklukların daha sık olduğu düşünülmektedir.Bazı araştırmacılar  hem gece hemde gündüz işemesi olan çocuklarda psikiyatrik bozuklukların daha sık olduğunu buldular.

Enürezis ile kendisini açığa vuran bir çok sorun olabileceğinden bunların tanınıp tedavi edilmesi için bu sorunun önemsenmesi ve alta yatan nedenin bulunması gerekir.Bu yapılmadığı zaman enürezis ile birlikte  buna neden olan sorunlarda artarak devam edecektir.Ayrıca enürezis çocuğun sosyal hayatını bozduğu gibi ( ör.bir yere yatsıya gidemez) anne babası ile olan ilişkilerinide bozabilir.Bundan dolayı utanç duyabilir, başkalarının  alaylarına maruz kalabilir, kendine güveni azalabilir

Tedavi
Öncelikle ayrıntılı bir muayene ve organik nedenleri araştıracak tetkikler yapılmalıdır.  Daha sonra  ruhsal nedenler araştırılmalıdır. Aileye ve yaşına göre çocuğa sorunun  nedeni açıklanmalı ve doktorla işbirliği yapmaları sağlanmalıdır. Aileye bunun bir hastalık olduğu çocuğun bilinçli olarak yapmadığı bu nedenle çocuğu suçlamamaları gerektiği anlatılmalıdır.
 
Enürezislerin % 5 kadarında neden üriner sistem enfeksiyonları, diapedes insipidus, epilepsi, doğuştan varolabilecek ürogenital sistem anomalileri vs. olduğundan  varsa bu sorunlar  tedavi edilmelidir.
  
Organik bir neden bulunamamışsa  veya organik bir nedenle birlikte ruhsal nedenlerde varsa çocuğun ve ailenin durumuna göre  aileye danışmanlık ve gerekirse aile tedavisi, davranış tedavisi, psikoterapi veya ilaç tedavisi uygulanabilir.
  
Özellikle primer enüreziste ilaç tedavisi çok etkili olmaktadır.Bazı aileler bu ilaçların kısırlık yapabileceği gibi bir kaygı ile doktora gelmemekte veya verilen ilaçları kullanmamaktadırlar. Enüreziste kullanılan ilaçların kısırlık yaptığı şeklinde bir bilgi tamamen yanlış bir bilgidir.Ayrıca  doktora getirilen her çocuğa ilaç verilmemektedir.

Dr. Mazlum Çöpür
Çocuk - Ergen ve Yetişkin Psikiyatrisi Uzmanı
mazlum.copur@mynet.com

Adli Tıp ve Üzmez Olayı

Hüseyin Üzmez hakkında Adli Tıp kurumu nun verdiği rapor medyada  ve  tıp meslek örgütleri tarafından yoğun bir şekilde tartışılmaktadır.Ancak tartışmaları yapanların Adli Tıp Kurumu nun yapısını pek bilmedikleri bu nedenlede tartışmayı raporu veren kurul üyeleri üzerinde yaptıkları görülmektedir.

(Devamı…)

Kabus Bozukluğu

Kabus bozukluğu her yaşta ortaya çıkabilen, ancak en yaygın olarak 3-5 yaşları arasında görülen ve genellikle rüya uykusu denilen dönemde ve uykunun ikinci yarısında ortaya çıkan ve herhangi bir dış etken olmadan korkutucu rüyaların görülmesi sonucu uyanmaya yol açan bir bozukluktur.

(Devamı…)

Sayfalar : [1] 2 3