Zaafım Var!
30 Ocak 2008 Çarşamba
20 yılı aşkın süredir iş hayatındayım. İlk günden beri sivil toplum örgütlerine zaafım var.
Doğrusu topluma yararlı olduğunu düşündüğüm, misyonuna inandığım her sivil toplum örgütünün maddi - manevi desekçisi olmaya özen gösterdim. Özellikle Türkiye’de ” kadın” statüsündeki gelişmelerin hem yakın takipçisi oldum hem de kendi çapımda bu konuda elimden geleni yapmaya çalıştım. En çok da genç kızlara ”rol modeli” olmaya gayret ettim.
Ekonomik özgürlüğün kadına ne büyük bir bağımsızlık ve statü kazandırdığını her vesilede anlatmaya çalıştım.
Yıllar evvel üniversitelerde yapmış olduğum konuşmadan etkilenip kariyer sahibi olmuş bugünün iş kadınları beni bulup o konuşmaları hatırlattıklarında inanılmaz bir mutluluk yaşıyorum.
iVillage Türkiye’den önce ’Kadınca’ mecmuasındaki sayfamda iş hayatına girmeye çalışan girişimci kadınlara yol göstermeye çalışıyordum.
Bugün ise, bazı şeyler çok farklı. Bu hafta içinde jüri üyesi olarak katıldığım Citi Vakfı ve Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı’nın ortaklaşa düzenlediği CİTİ MİCROKREDİ GİRİŞİMCİ ÖDÜLLERİ yarışması beni o eski günlere götürdü. Zira 20 sene evvel de kadının girişimci olması için az uğraşmamıştık, aldığım duyumlara göre bu uğraşılar sonucu Halk Bankası 8 kadına kredi vermiş. Hala veriyor mu bilmiyorum.. Ama bu gün, Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı 2500’den fazla kadına 5 milyon YTL’ye yakın kredi dağıtmış durumda…
Dünyada ki araştırmalar bu kredilerin miktarının çok düşük olsa da , ekonomilere uzun vadede ciddi yarar sağladığını ve elbette ki kadının aile içinde ve toplumda ki statüsüne çok büyük katkısı olduğunu gösteriyor. Üstelik kredilerin %99 u geri ödeniyor, nede olsa benim bildiğim kadın milleti borcuna sadıktır….
Bu yarışmada ki 700 başvurunun da eksiksiz ”kadın” olması ne kadar etkileyici. Yarışma finaline kalan 29 projede dolayısıyla kadın girişimcilerin. Bu başvuruların finale kalanları ağırlıklı olarak İzmit - Kocaeli yani acı depremi yaşayan bölgeden diğer bir çoğunluk ise, Diyarbakır’dandı. Hatta aralarında Türkçe bilmeyen,
kocası işsiz kaldığı için çare arayan, 4 özürlü çocuğuna bakmak durumunda olan yarışmacılar da vardı.
Yıllar sonra beni yine etkileyen kadının pes etmediği, çırpınarak çare aradığı, çocuklarını okutabilmek için
yoktan var ettiği, ünlü filozof Friedrich Nietzsche’nin dediği gibi ”beni öldürmeyen yaralar beni daha kuvvetli kılar” mantığıyle direnmesi, hayata sıkı sıkıya tutunmasıydı.
Değişen birşey varsa o da, bu devirde bilgiye ve paraya erişmek çok daha kolay. İddia edildiği gibi ’dünyada çok ama çok para var’ derler, ancak bütün mesele ona ulaşabilmek. Hele Türkiye gibi ülkelerde, kadının statüsünü geliştirmeye yönelik birçok sivil toplum destekleri var. Mesela Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV), Türkiye Kadın Girişimcileri Derneği (KAGİDER) bunlardan bazıları…
Sevgili kadınlar, katılımcı olmak için hiç bir yaş geç değil… Misyonuna inandığınız sivil toplum örgütlerine üye olun, gönüllü olarak çalışın, göreceksiniz ki hayatınız renklenecek, alacağınız manevi tatminin çok büyük olduğunu çok kısa zamanda göreceksiniz.
Son okuduğum bir araştırmaya göre ‘mutluluk’ üç şeye bağlıymış;
Birincisi: Şükretmek
İkincisi: İyilik yapmak
Üçüncüsü: Yaptığın işi sevmek
Sevgi, dostluk ve barış dileklerimle…
Yazıyla İlgili Linkler
Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV)
Foundation for the Support of Women’s Work
Bekar Sok. NO:17, Beyoglu/İstanbul/Turkey
Tel:(90)212 292 2672-75
Fax:(90)212 249 15 08
e-Mail: kedv@kedv.org.tr
www.kedv.org.tr
Türkiye Kadın Girişimcileri Derneği (KAGİDER)
Leyla Alaton Günyeli
Alarko Holding Yönetim Kurulu Üyesi
leyla.alaton@mynet.com

