Olasılıklar İçinde Yaşama Bakmak…
15 Nisan 2009 Çarşamba
Nisan ayında kucak dolusu sevgilerimle sıcacık bir merhaba,
Güneşin içimizi ısıttığı, pırıl pırıl bir havanın yaşamımızı aydınlattığı, kuşların cıvıl cıvıl sesleriyle uyandığımız, akşamların daha geç kararmaya başladığı, ilkbahara adım attığımız bu güzel günler yeni başlangıçlar yapmamız için harika bir zamandır…
Doğanın coşkusu bizi de harekete geçirir… Olumsuzluklar varsa yaşamımızda bilmeliyiz ki arkasından muhakkak güzel şeyler de yaşanacaktır… Nisan yağmurları deriz, biliriz ki geçicidir… Sabah yağan yağmurun arkasından hava yine güneş ile aydınlanacaktır… Bahar ile gelen yeni başlangıçlar, kış uykusundan uyanma, doğayla kucaklaşma, deniz kenarında yürüyüşler, kapalı mekanlardan dışarıya açılan kapılar, aydınlık günler, ışıl ışıl parlayan insanlar özgürce yaşanılan yeni bir hayat… Kılığı ile kıyafetiyle her şeyin yenilendiği değiştiği bir dönem…
Doğanın özgürlüğü, doğanın dengesi ve muhteşemliği bize örnek olsun ve her birimiz yeni bir seçim yapıp bu güzel nisan ayında kendimiz için yeni başlangıçlar için adım atalım, harekete geçelim, yaşamımıza büyük bir farkındalıkla bakalım ve yaşamdaki yerimizi görüp nereye gitmek istediğimize dair yeni hedefler koyalım…
Bana son zamanlarda gelen sorulardan bir tanesi de "düşüncelerime engel olamıyorum, zihnime olumsuz o kadar çok düşünce geliyor ki olumlu düşünemiyorum. Korkular, endişeler beni yönetiyor bunun üstesinden gelemiyorum." diyorlar. Bunun için endişelenmenize gerek yok, bu çok doğal bir süreç. Kendi sisteminiz tabii ki sizler olumlu düşündükçe güzel şeylere odaklandıkça şaşıracak ve olumsuz duygular kendilerini hatırlatmak için size ben buradayım diyecekler.
Düşünsenize kaç yaşınıza kadar hep alışkın olduğunuz bir yaşam tarzınız vardı,endişe duyma alışkanlığınız, yaşamı kontrol etme, korkularınızla yaşama, korkularınızı yaşama, hayatınızda sorunlarla uğraşma ihtiyacı adı altında kurmuş olduğunuz bir yaşam biçiminiz vardı. Şimdi bir anda olumlu düşünmeye başlayınca, yeni öğrendiğiniz sistemi hayata geçirirken, siz diyorsunuz ki eski yaşam biçimim, sen çık hayatımdan, seni istemiyorum. Tıpkı yeni arkadaşlıklar kurup eskileri görmek istememek gibi veya yeni bir sevgili bulup eski sevgiliyi yaşamınızdan göndermek gibi… Hemen hemen her insan bunları yaşamıştır. Eski sevgili veya arkadaş bu duruma ne kadar bozulup nasıl tekrar sizinle ilişki kurmak için sizi zorlarsa, ne kadar ısrarcı olursa olumsuz duygularda olumlu duygular gelince bir anda red edilme, istenmeme, sevilmeme duygularını yaşayarak tekrar sizinle ilişkiye geçmek size kendilerini hatırlatmak isteyebilirler. Bunda şaşılacak veya ben yapamıyorum, olumlu düşünemiyorum, başaramıyorum diyecek bir durum yok. Ben yeni bir yaşama başlıyorum, artık eskisi gibi olmayacağım mutlu huzurlu güzel bir yaşam yaşamak benimde hakkım diyorsanız ilk başta geçmişinizden tamamen özgürleşmeniz gerekir. Geçmiş yaşandı ve bitti… Korku ve endişelerinizle bir yaşamı zaten deneyimlediniz, tekrar deneyimlemeye ihtiyacınız yok… Onları red etmeden, olduğu gibi kabul ederek yeni yaşam biçiminizde, yeni düşünce ve inançlarınızla ne kadar kararlı olduğunuzu göstermeniz gerekir… Yoksa kapınız hep onlar tarafından çalınacak… Korkular kendini hep hatırlatacak. Kararlı olmanız, ne istediğinizi bilmeniz, inancınızı korumanız, güvenmeniz, farkındalıkla kendinizi yaşamınızı büyük tablodaki yerinizi görmeniz, en önemlisi kendiniz yeni inanç sisteminiz için emek vermeniz çok önemlidir.
Unutmayın ki korkular ve endişeler sadece geçmişin, zihninizin size yapmış olduğu hatırlatmalardır… Zihnim çok konuşuyor susturamıyorum der ya insan, şöyle yapın siz de…
Dinleyin bakalım öncelikle size neler diyor, para kazanamazsın, işsiz kalırsın, mutlu olamazsın istediğin kadar olumlu düşün bak ne yaşadın yapamadın, başaramadın vs.vs…
Tamam diyin… Siz de onunla konuşun kızmadan, red etmeden yapın bunu… Zihninizin size söylediği, hatırlattığı her şeyi siz daha önce yaşadınız deneyimlediniz veya siz yaşamamış olsanız bile illa sizin yaşamınıza da gerek yok, belki sevdiğiniz bir insan veya tanıdığınız bir kişi bunu daha önce yaşadı siz de biliyorsunuz bu duyguyu… Bilincinizde bunun sadece bir olasılık olduğunu düşünün… Evet sadece bir olasılık, evet işsiz kalabilirsiniz, ödemelerinizi yapamayabilirsiniz, aldatılabilirsiniz, terk edilebilirsiniz, hastalanabilirsiniz; zihniniz size ne söylüyorsa bunların hepsi olabilir… Ama ne zaman? Siz bu hatırlatmaya, korkuya güç verdiğiniz zaman, size yapılan bu hatırlatmayı yaşamınıza alarak yaşadığınız zaman… Halbuki bunu bir olasılık olarak görseniz olumlu düşüncenizin inancınız arkasında tam olarak durabilseniz her şey farklı olacak… Düşünsenize daha önce yaşamış olduğunuz bir duyguyu veya olayı neden tekrar yaşayasınız ki,hala öğrenmediniz mi? O zaman şimdi farklı davranın… Olumsuz olarak size hatırlatılan duygular zihinden geldiği için önce "Zihnimi kalbime bağlıyorum, Sevgide kalmayı seçiyorum…" diyin. Hiç olmazsa bunu yaparak başlayın…
Sonra korku veya endişenizin sadece bir olasılık olduğunu düşünün… Bir de bunun olumlu olan olasılık ihtimali de var bunu da düşünün… Seçiminizi yapın…
Siz hangi olasılığın yaşamınızda gerçekleşmesini istersiniz?
Şimdi size şöyle bir örnek vermek istiyorum, bir emlakçının işleri iyi giderken yaşanan krizden ve çevresinden etkilendiğini, daha önce yaşadığı olumsuz deneyimlerle birlikte korku ve endişelerin onun yaşamını olumsuz etkilediğini düşünün… Satışların olmaması ile ilgili korkuları olsun…
Sadece bunun bir olasılık olarak görmesi her şeyi değiştirebilir… Şimdi tüm olumsuzlukları düşünelim: hiç ev satamayabilir, parasız kalabilir, hiçbir ödemesini yapamayabilir, işsiz kalabilir, tüm düzeni bozulabilir vs… artık korkuları ona ne söylüyorsa hepsi olabilir; bunlar sadece olasılık dahilindedir… Bir de diğer olasılıklar var: Kriz dönemiyle birlikte ev fiyatları düştüğü için insanlar yatırım yapmak adına ev almak isteyebilir, işleri çok güzel gidebilir, belki de hayatında kazanmadığı parayı bu dönem kazanabilir, yatırımlar yapacak kadar çok para kazanıp işlerini büyütebilir… Olasılıklar dahilinde gördüğümüz her şeyi aslında ne yaptık olduğu gibi kabul ettik, red etmedik… Herhangi bir korku duygusu veya korku enerjisi yaymadık yaşama…
İşte şimdi bu kişinin bakışı ve davranış biçimi, seçimi önem kazanıyor.
Kişinin burada kendisinde var olan olumsuz etiketlerini de iyileştirmesi eğer kendisini; başarısız, güçsüz, güvensiz görüyorsa bunları da değiştirmesi gerekiyor…
Aslında şöyle bir düşünce tarzı içinde olması yaşadığı olumsuzlukları iyileştirmesini sağlayabilir…
"Benim işim emlakçılık… Alım-satım yapıyorum… Bu dünyada da ev almak- satmak isteyen, benim vermiş olduğum hizmeti almak isteyen çok insan var.
Ben işini çok iyi, sevgiyle yapan, vermiş olduğu hizmetten büyük keyif alan ve bu hizmeti en güzel şekilde sunan, gerçek potansiyelimle ve tüm yaratıcılığımla işimde sevgiyle en mükemmeli gerçekleştiren, elimi attığım her işi çok başarılı bir şekilde sonuçlandıran, kendime ve yaşama güvenen, insanların güvendiği, inandığı, akıllı, sevgi dolu, başarılı, mutlu, evrendeki her şeyin en iyisine layık olan vs vs harika bir insanım…" demesi kendi üstündeki olumsuz etiketler varsa bunları kaldırır. Kendini, yaptığı işi yeniden ilan ettiği için üstünde olumlu bir manyetik özellik yaratır… Kişi kendini böyle gördüğünde onun enerji alanında da herhangi bir insan veya olay olumsuz bir şekilde var olamaz… İşleri daha akışta ve rahat olur.
Siz kendinizi ve yaşamınızı nasıl görürseniz insanlar da sizi öyle görecek, bunu hep hatırlayın..
Zihninden ona hatırlatılan olumsuzluklar korku ve endişeler karşısında da,
"Bunların hepsi birer olasılık ben bunları daha önce yaşadım, gördüm, anladım, deneyimledim bir daha tekrar deneyimlemeye ihtiyacım yok…" dediğinde ise yaşadıklarını kabul eden, yaşadıklarından öğrenen, öğrendiği için de derslerin bittiği bir seçim yapmış oluyor.
Şimdi sıra ne istediğini ilan etmeye geliyor… İsteğiniz ve seçiminiz nedir?
Hedef koymak ve bu hedefi gerçekleştirmek için uygun adımlar atmayı seçmek çok önemli… Yoksa sadece oturduğunuz yerden "Yaa işte elimde bu evler var, bir satsam başka bir şey istemem" demek hedef koymak değildir… Olduğun yerde saymaktır.
Bu ayki hedefim şu kadar ev, iş yeri vs .. satışı yapmak… İşimi büyütmek, yatırım yapmak diyerek rakamlar koyun hedeflerinizi yazın…
Seçimlerinizi ilan edin…
"Ben işimde zevkle ve keyifle çalışmayı, çok başarılı satışlar yapmayı, işimi büyütmeyi, yatırımlar yapmayı, tüm hedeflerimi gerçekleştirmeyi ve bunun için en uygun adımları atmayı seçiyorum… Bu ayki hedeflerim ……."dır…
İşte seçiminizi de yaptınız…
Sıra harekete geçmeye geldi…
Hedeflerinize uygun şekilde disiplinli bir çalışma içinde olmalısınız… İşinize saygı ve sevgi göstermelisiniz, hangi adımı atacaksanız onu yapmalısınız… Dışarı çıkıp araştırmalar mı yaparsınız, eski müşterilerinizi arayarak hal hatır mı sorarsınız, e-posta sistemi içinde mi çalışırsınız bunların hepsi size kalmış…
Bütün bunlarla birlikte düşünce tarzınız, davranış şekilleriniz yapmış olduğunuz seçimlerle uyum ve denge içinde olmalı, inancınızı korumalısınız, akışa güvenmeli, artık her şeyin sizin için en hayırlısı olduğunu ve onun gerçekleştiğini bilmelisiniz… Çünkü siz sizinle ilgili yapmanız gereken her şeyi yaptınız. Kendinizi ilan ettiniz, olumsuzlukları sadece olasılık olarak gördünüz, hedef koydunuz, seçim yaptınız, harekete geçtiniz, adım attınız, inandınız, güvendiniz… Bundan sonra yaşanan herhangi bir olumsuzluk karşısında diyelim ki harika bir satış yapacakken satış iptal oldu… İşte sıra bunda… Buradaki davranış biçiminiz kızgınlık ve öfke olursa eski döngülerinizi ve korkularınızı tekrar hayata geçirmiş olursunuz… Davranış biçiminiz; ben elimden gelenin, yapabildiğimin en iyisini yaptım… Benim için uygun olsaydı bu iş son anda olumsuz bir şekilde sonuçlanmazdı, belki de çok büyük bir tehlikeden beni daha çok üzecek bir olaydan korundum demek veya başka bakış açılarıyla yaşamış olduğunuz olaya sevgiyle ve rahatlıkla bakmak akışa güvendiğinizi göstermenin diğer bir yoludur… Eğer sevgiyle ve bu rahatlıkla bakabilirseniz yaşamış olduğunuz olaya, inanın kaybettiğinizi düşündüğünüz işten çok daha büyük bir iş hemen kapınızı çalacaktır…
Her zaman söylediğim gibi şükretmek, inanmak, güvenmek bizi hep bir adım ileriye taşır…
Bu anlattıklarım gerçek olarak yaşanmıştır, bir danışanıma ait deneyimlerdir bunlar…
Şu an işindeki başarılı satışları doğrultusunda ödül alan, işini büyüterek zirveye doğru giden, yaşamda ne yaşıyorsa yaşadığı her şeyin kendisiyle ilgili olduğunun, kendi düşünceleri ve inançları doğrultusunda yaşadığının farkında olan, kendini tanıma yolculuğu içinde kendisi için vermiş olduğu emeklerin karşılığını alan, inanan, kendine, yaşama güvenen harika bir insan… Başarıları bence daha çok konuşulacak, daha çok ödüller alacak…
Yukarıda anlatmış olduğum bu çalışmayı yaşamınızın her dilimi için, yaşadığınız her olay için kullanabilirsiniz… Siz yeter ki nasıl bir hayat yaşamayı istiyorsunuz buna karar verin…
Şimdi Nisan aynın bütün bu güzellikleri içinde siz de yeni bir yaşam için adım atacaksanız kendi değerinize sahip çıkarak kendiniz için emek harcayın… Korku ve endişeler siz izin verirseniz hayatınızda olacak,siz izin verirseniz sizi yönetecek… Karar tamamıyla size ait…
Bence ayıklayın kendinizden tüm bu olumsuzlukları, özgür bir şekilde var olmak istiyorsanız yaşam içinde üstünüzde yük olan her şeyden özgürleşin… Kendiniz olun, tüm çıplaklığıyla…
Budayın kendinizi tıpkı ağaçlar gibi…Onlar da ilk budandığında çıplak, yalnız gibi dururlar… Ya sonra; ne kadar muhteşem olurlar ne kadar canlı ve enerjik güçlü olduklarını görürsünüz… Hayranlıkla bakar dokunmak istersiniz.
Siz de olumsuz duygu ve düşüncelerinizden, eski kalıp kural ve inançlarınızdan, korku ve endişelerinizden, en önemlisi hayatı kontrol etme ihtiyacı içinde yaşamayı bırakın artık…
Kendi ağacınız içindeki böceklerden kendi kendini çürüten bitiren yok eden parazitlerden özgürleşin… Yazın kağıtlara tüm olumsuzlukları yırtın atın size yapılan her olumsuz hatırlatmaya da gülün geçin… Yeni seçimlerinize inançlarınıza odaklanın…
Ritüeller yapın…
Gardıroplarınızı ihtiyacınız olmayan, bir gün lazım olur diye senelerdir sakladığınız, kullanmadığınız eşyalardan arındırın. Sizin orada öylesine tuttuğunuz eşyalara ihtiyacı olan ne kadar çok insan var düşünsenize, başkalarına sevgiyle verin ki onların ihtiyaçları karşılansın ve size onlardan gelen o güzel enerji, o coşku dolu enerji tüm yaşamınıza aksın…
Böylece yaşama, ihtiyaçlarım her zaman karşılanır mesajı verip, ne kadar güvendiğinizi gösterirsiniz… Dolaplarınız düzenli olsun, taze çiçekler koyun evinize işyerinize… Yaşamınızda affetmediğiniz insanlar varsa affedin, düşünmeyin artık; geçmiş yaşandı, geleceğe taşımayın olumsuz enerjileri, özgürleşin… Bugüne kadar yarım bırakmış olduğunuz işlerinizi tamamlayın… Yaşamınızda eksik gördüğünüz ertelediğiniz ne varsa notlarını alın ve bunları yapın, tamamlayın. Her gün kendinizi en mükemmel haliyle evrene ilan edin ve her günü yeniden yaşama başlar gibi en güzel haliyle yaşayın.
Sevgiyi yaşamınıza davet edin… Kendinizi daha çok sevin… Sevgiyi özgürce yaşayın…
Kalplerinizi sevgiyle doldurun… Mutlu yaşamayı seçin…
Yaşam size ait, çevrenize değil; nasıl yaşamak istiyorsanız öyle yaşayın!
Nasıl yaşarsanız yaşayın, hakkını vererek her yaptığınız şey için kendinizi onaylayarak sevgiyle yaşayın…
Sizlere özünüz gibi ışıl ışıl parlayan muhteşem bir ay diliyorum…
Sevgiyle kalın, yüzünüzde hep kocaman bir gülümseme ile huzurlu ve mutlu olun…
Füsun Paşa
Yaşam Koçu
Livcon International Certified Coach
fusun.pasa@mailmedianetwork.com

