İş Dünyasındaki Duruşumuz…
2 Aralık 2008 Salı
Yaşam alanlarımızda büyük yer kaplayan bir bölüm iş dünyasında varolduğumuz alan,iş yaşam alanı..
Ailemizden, diğer yaşam alanlarımızdan daha çok zaman geçirdiğimiz bir bölüm. Günde 8 saat haftada 5 gün 40 saat, aylara yıllara vurduğunuz zaman bu rakamı, iş dünyası içinde geçirmiş olduğumuz bu saatler sevdiğimiz eş ve dostlarımızla ,ailemizle geçirdiğimiz saatlerden daha çok..ömrümüzün kaç yılı iş dünyası içinde geçiyor..?
İş dünyası içindeki duruşumuz, düşüncemiz, olaylara bakışımız, duygularımız nasıl?
İşe giderken mutlu musunuz? İşinizi seviyor musunuz? İş dünyasına bakışınız nasıl? Ekip ruhu taşıyor musunuz, şirket çalışanları ile aranızda uyum var mı? yoksa hep ben diyen kişilerden misiniz? Ben yaptım, benim başarım, ben olmasaydım olmazdı..diye egonuzu mu şişiriyorsunuz? Takdir ve onay görüyor musunuz? Başkalarını takdir ediyor musunuz? İşsiz misiniz?iş bulmakta zorluk mu çekiyorsunuz?
Aslında iş dünyası içinde yer alırken kendinize dönüp te hiç ben neredeyim ne yapıyorum yapmak istediğim iş bu mu vs.. diye sorular soruyor musunuz? Yoksa iş dünyası içinde kaybolmuş bir vaziyette aman sus işim var mı var mutluda olsam mutsuzda olsam bir işim var diyip kendinizle yüzleşmekten korkuyor musunuz? Sonunda kaybeden mi oluyorsunuz?
Belki de tüm bu soruları soruyorsunuz ve hep işinizi, patronunuzu, çalışanlarınızı gelirinizi suçluyor ben olsam, bana bir yetki verseler neler yapardım diye söyleniyor, şikayet ediyor, olayları ve insanları mı suçluyorsunuz?
Bana gelen binlerce mailde insanlar, kendilerine haksızlıklar yapıldığını, işlerini kapattıklarını,yaşama olan kızgınlıklarını,terk edilmelerini,parasızlıklarını, yaşamış oldukları olumsuzlukları hep başkalarını, eşlerini patronlarını,işlerini, vs..suçlayarak kızarak kendi dışında herkesi yargılayarak sorunlarını bana anlatıyor..benden onlara çok haklısınız dememi bekliyorlar..Demeyi çok isterdim..çok eskiden olsa evet ama şimdi sadece kişinin kendisiyle ilgili diyebilirim.. hayata bakışıyla,kendini koymuş olduğu yer ,kendine olan sevgisiyle ilgili diyebiliyorum..Keşke her insan, ağzından çıkan her söz gibi ak sütten çıkmış kaşık olsa, kendi değerine kendi mükemmelliğine sahip çıkabilse..ne demem bekleniyorki?
Evet herkes kötü,herkes sizin kuyunuzu kazmaya çalışıyor,hakkınızı yiyor,arkanızdan iş çeviriyor,bütün erkekler, bütün kadınlar aynı,bütün patronlar aynı,bir tek mükemmel olan sizsiniz,en başarılı olan sizsiniz,her şeyin en iyisini en doğrusunu siz bilirsiniz,kimse bilmez..aslında bu yaşam sizden intikam almak istiyor,bu yüzden size acı çektiriyor, hatta yaşam size o kadar kötü davranıyor ki bir bakıyorsunuz en iyi zamanınız en mutlu olduğunuz anlar çok kısa sürüyor,dünyada krizler baş gösteriyor,savaşlar çıkıyor,doğal afetler yaşanıyor ve yine siz haklısınız tabiî ki dünya bu kadar kötüyken doğal olarak siz işinizi kapatıyorsunuz, işinizden atılıyorsunuz, parasız kalıyorsunuz,borç batağına giriyorsunuz,yaşamınızda bir sinir bir öfke hatta sevgilinizden eşinizden ayrılıyorsunuz vs vs..zavallı ben diye kurban rolü oynanmaya,başkaları suçlanmaya devam eden bir yaşam sürüyorsunuz..yazık size bu yüzden mi bu dünyadasınız?acı çekmek, işsiz kalmak, zavallıyı oynamak için mi? vah vah..hep birlikte ağlayalım o zaman..bide eş,dost,arkadaşlar toplanıp bütün bu yaşanan her olay irdelenip iyice abartılarak konuşuluyor,tartışılıyor,bir şekilde yaşadığımız olaylar karşısında haklı olduğumuz konusunda onay bekleniyor, biz suçsusuz ..suçlu herkes..her insan..yaşadığımız ülke..dünya..Tanrı..vs.vs…diye düşünüyorsanız kendinize çok büyük bir yalan söylüyorsunuz..
Korkular, olumsuz duygu ve düşünceler, olumsuz inançlar,yalanlar ile dolu koca bir paket hazırlamışsınız,paketin üstüne kocaman BAHANELER PAKETİ diye yazmışsınız, istediğiniz an bu paketi açıyorsunuz ihtiyacınız olan duyguyu alıyorsunuz yaşamınızda kullanıyorsunuz..
Her şey iyi giderken nasıl oluyor? paranız var işiniz harika yaşam süper sorumlusu kim tabiî ki siz..ne kadar mükemmelsiniz,ne kadar başarılısınız,siz harikasınız..bunda kimsenin payı yok..bir tek siz yaptınız..ben yaptım ben başardım diye dolaşmak ..bu hayatı ben yarattım demek ne kadar gurur verici..ehh iyi şeylerin sorumluluğu başka kimseye kaptırılmaz tabii…
Kimsenin katkısı yok mu bu güzel yaşamınıza? teşekkür edeceğiniz kişiler, takdir ettikleriniz, destek gördükleriniz,bir tek siz mi başardınız tek başınıza? Bravo size..
İyiler başarılar benden kötüler Allahtan, dışarıdan…
Her yazımda size anlatmaya çalışıyorum iyi veya kötü, yaşadığınız her ne ise tüm sorumluluk size ait.Başkalarını suçlamak,yaşadıklarınızın ve yaptıklarınızın sorumluluğunu almamak kendinizden kaçış..Ben bunu anlatmaya hep devam edeceğim..Bu oyun size ait siz yarattınız bu yaşamı,ama duygularınızla, ama düşüncelerinizle, korkularınızla,inançlarınızla yaratmış olduğunuz yaşam şu an sizin yaşadığınız ve söylendiğiniz yada mutlu olduğunuz yaşam..Her şeyiyle size ait..Siz bir bina inşa eder gibi yaşamınızı inşa ediyorsunuz..Malzemelerinizse düşünceleriniz,seçimleriniz,duygularınız,davranış şekilleriniz.. Binanın çatlamasına,kırık dökük olmasına,çökmesine neden olan düşüncelerinizi,korkularınızı bırakın..Ertelemeyin,şimdi bırakın..hemen şimdi..
Yaşamınızda en ufacık bir olayda duvarların çatlamaması binanın yıkılmaması için kaliteli ve güzel malzeme kullanın ki binanız dünyada ne yaşanırsa yaşansın ayakta sapasağlam güvende ve huzur dolu olsun..
Bütün bunları size söylerken inanın bende kendime hatırlatıyorum söylediğim her şeyi..yaşadım biliyorum.. yukarıda saydığım her şeyi, korkular ile iş dünyasında bulunmanın ne demek olduğunu,olumsuz düşünce ve inançların nasıl gerçek olduğunu, altında olumsuz duygular içinde, öfke, kızgınlık ile yaşanan hırsın ve rekabetin başarı değil başarısızlık getirdiğini, ben yaptım demenin ne demek olduğunu insanın sahip olduğu bu egonun tüm yaşamını nasıl çökerttiğini, bahaneler paketini yanımdan hiç ayırmadığımı hep haklı olma ihtiyacının ne demek olduğunu biliyorum..
Şunu da biliyorum bir insan kendine, yaptığı işe güvenince, sevgiyle işini yapınca,vermiş olduğu hizmeti büyük bir coşkuyla zevkle keyifle verince en önemlisi kendi değerine sahip çıktığında, kendine güvendiğinde işten atıldığı gün hem de kriz zamanı çok daha iyi bir paraya,daha iyi bir kariyerle aynı gün içinde başka bir işe başladığını biliyorum..ne yaşarsam yaşayım muhakkak benim için hayırlısı oldu dediğimde,ben nerde olsam en güzel işte çalışırım paramı kazanırım çünkü ben yaptığım işi seviyorum ve iyi yapıyorum diyebilmenin inancı ile, hizmet etmenin yüceliğini merkezine aldığında nasıl yaşamında mucizeler yarattığını biliyorum..bu yüzden iyi ve kötü diye bir şey olmadığını biliyorum.. işimden keyif almadığım zamanlarda ,yaratıcılığımı kullanamadığım için mutsuz olduğum zamanlarda,ayaklarım işe geri geri geri giderken, parasız kalmayı bile göze alacak kadar kendim için, kendimi daha fazla mutsuz etmemek adına cesaretle adım atıp işten ayrıldığımda 2 hafta sonra harika bir iş bulduğumu biliyorum..yaşadım hepsini..o zaman anlamıştım insanın kendisini mutlu etmek adına attığı her adımda nasıl destek aldığını inancın ne kadar önemli olduğunu..tabii bütün bunları yaparken ukalaca değil,kendini üstün görerek değil,egonu şişirerek değil sadece kendi değerine sevgiyle sahip çıkıp,yaşama güvendiğinde, inancını koruduğunda gerçekleşiyor..içindeki o muhteşem sesi, sana huzur veren o sesi takip etmek,en önemlisi harekete geçmek insana mucizeler yaşatıyor..
İş dünyasında rekabeti başkalarını yok etmek adına değil kendini şirketini büyütmek ve geliştirmek adına kullanmak gerektiğini,yetersizim demek yerine kendini yetersiz gördüğün konularda geliştirmeyi,gururu bırakıp yardım almayı öğrendim.. hırsını başkalarını ezerek değil daha iyi nasıl olabilirim,nasıl daha fazla yaratıcılığı kullanabilirim,nasıl daha iyi şeyler üretebilirim,ekibimle nasıl daha mutlu, verimli, zamanı daha iyi kullanarak en mükemmeli yaratabilirim demeyi öğrendim..Hedeflerimi nasıl keyifle gerçekleştirebileceğimi öğrendim..Başarıyı paylaşmayı,paylaştığın şeylerin daha da büyüdüğünü öğrendim..Rakiplerini kıskançlık ve hasetlikle izlemeyi değil onları başarılarından dolayı takdir etmeyi, tebrik etmeyi.. ben nasıl daha iyi olabilirim, daha güzelini nasıl yaratabilirim sorusu ile mucizeler yaratmayı öğrendim..Başkalarından takdir ve onay beklemeyi bıraktığında,başkalarını,kendini takdir ettiğinde kendini kutladığında kendi değerinle sevgiyle var olduğunda alkışlanmayı,alkışlamayı öğrendim.
Bir insanın kendisiyle ilgili gerçek değerini ortaya koyan sevgi dolu düşünceler ile varolduğunda, kendisini sevdiğinde, yaşamı,insanları,yaşamayı sevdiğinde ,güvendiğinde inandığında şükran duygusu içinde yaşadığında,cesaretle adım atabildiğinde,olumlu düşünce ve inançlar içinde olduğunda,yaptığı işe olan sevgisi büyük olduğunda karşısında ne bir insanın ne dünyada yaşanan krizlerin,depremlerin,felaketlerin hiçbir şekilde zarar veremeyeceğini öğrendim..
Bütün zamanını geçirdiğin ve iş hayatının sana kendini gösterdiği bu iş yaşam alanında yapmış olduğun değişimlerle tüm yaşamını nasıl değiştirdiğini öğrendim…
Rekabeti ve hırsı,güç gösterisini,ihtirası,güvensizliği bıraktığınızda bunları olumlu bir şekilde kendinizi geliştirmek adına kullandığınızda,arkadaşlarınızla,eşinizle,ailenizle vs..rekabeti, hırsı, ispatı da bırakıyorsunuz..bunu öğrendim.. işte o zaman anlayış giriyor,güven giriyor devreye..yaşamı paylaşmanın keyfini çıkarıyorsunuz..Bir arada olmaktan mutluluk duyuyorsunuz..çünkü sevgi giriyor yaşamınıza..İyi şeyleri hak ediyorum,başarıyı hak ediyorum,güzel şeylere layiğim demeyi öğrendim..Düşüncelerimi yönetmeyi öğrendim..seçimlerin bana ait olduğunu öğrendim.. tıpkı ateş ile ısınabilir yada ateş ile evini yakmayı seçebilirsin gibi..
Yaşamın her anında öğreniyoruz ama çoğumuz aynı düşünceler ve aynı davranış kalıpları ile yaşamı sürdürüyor fakat farklı sonuçlar elde etmeyi bekliyoruz..tıpkı gül tohumu ekip papatya çıkmasını beklemek gibi..Bilincimizi,bakış açımızı,düşüncelerimizi yaşıyoruz yaşamımızda..
Cesaretle adım atmaktan, değişimlerden korkuyoruz,çünkü kendimizden,değişmekten korkuyoruz..bugüne kadar oluşturmuş olduğumuz kimliğimizi kaybetmekten korkuyoruz..halbuki o kimlik korkularla inşa edilmiş binayı gösteriyor bize..ama biz göremiyoruz..kendimize yaşama güvenmiyoruz.. bu yüzden olduğumuz yerde sayıp duruyoruz..Değişimlere güvenmeyi öğrenmeli,değişimlerin iyi ve güzel olduğunu kabul etmeliyiz..
Şu çok önemli kurmuş olduğumuz her oyunda kazanmak istiyoruz..ben haklıyım,haklı çıkmak istiyorum adına oyunlar kuruyoruz..Düşüncelerimiz yaşamımızda gerçekleştiğinde nasıl yani bu benim başıma nasıl gelir diye söylenmek yerine, işte düşündüm korktum sonunda kendime yaşattım demeliyiz..sorumluluğu almalıyız..korkabilirdin doğru ama bunu defalarca söyleyerek düşünerek başkalarıyla paylaşarak bu korkunu güçlendirmeseydin sadece bir olasılık olarak görebilseydin ve seçimini düşünceni değiştirebilseydin korktuğun şey başına gelmezdi..çünkü evren bu şekilde hizmet ediyor..çünkü sen haklı olmak istiyorsun..
Evrene hangi düşünceni verirsen onu alırsın..bu yüzden beddua etme dönüp dolaşıp başına gelir derler.
Kriz var işsiz kalırım kriz var ödemelerimi yapamam şirketimi kapatırım battım bittim öldüm dedikçe evren diyor ki ..çok düşündün,çok konuştun ve haklı çıkmak istiyorsun peki senin oyunun, öyle olsun..diyor..beklenen son gerçekleşiyor, işte haklı çıktın ama mutsuzsun..
Bunu yaşamımızda kurduğumuz her oyunda yapıyoruz..aşk evliliği öldürür,erkeklere güvenilmez,bu iş olmaz ,kadınlar baskı yapar vs vs..vs..ve sonuçta karşınıza haklı olmanız için bu tip insanlar, olaylar çıkıyor ..işte yaşam sizi bu kadar çok seviyor..sizin için çalışıyor..o zaman değiştirin bunu..yaşama,insanlara, kendinize yapıştırdığınız tüm olumsuz etiketleri çıkarın..
Kendinizi baştan yaratın, nasıl davranıyorsunuz,nasıl düşünüyorsunuz..kendinizin farkında olun ..Sen kimsin,neredesin,ne yapmak istiyorsun,hedefin ne,düşüncelerin ne,şikayet ediyorsan hayatından hangi dar kalıp ile bakıyorsun da büyüyemiyor hatta küçülüyorsun..
Yıkın binanızı baştan yaratın hiçbir şey için geç değil..Yaşamınızın sorumluluğunu alın,seçimlerinizi sevgiyle yapın zihninizi olumlu güzel düşünceler ile doldurun,kendinize yaşamınıza,işinize,eşinize dostunuza sevgiyle olumlu düşünceler içinde bakın..bahaneler paketinizi bırakın,çünkü bu pakete artık ihtiyacınız yok..hepsini oynadınız.. yaşadınız..gördünüz..niye hala aynı döngü içinde sıkışıp kalmak isteyesinizki?
Yaşam amacınıza hizmet etmeyen haklı olma ihtiyacı içinde kurmuş olduğunuz tüm oyunları bırakın..Yada olumsuz düşüncelerle,aynı bakış açıları içinde, öfke, kızgınlık ile kurmuş olduğunuz oyunlarla dünyada,yaşamınızda daha çok kriz yaratın, haklı olma ihtiyacınızla egonuzu şişirin ve ben demiştim ..diyin..kendinizi medyum gibi felaket habercisi gibi görmek hoşunuza gidiyorsa yine seçim size ait..
Her insanın parmak izi nasıl farklı ise her insanın hikayesi de kendine aittir..Ama yaşanan olaylardaki duygular hep aynıdır..ben kendi yaşamımda kendi öğrendiklerimi paylaştım sizlerle..Davranış şeklimi,bakış açımı değiştirdiğimde, düşüncelerimi iyileştirdiğimde farkında olduğum duygularımı, yaşamımdaki değişimleri anlattım sizlere.. Arayışım hep huzurdu..şimdi nasıl huzur olunduğunu öğrendim..
İşimi severek yaptım tüm yaşamım boyunca..reklamcıydım mutluydum. Değişimler için cesaret gösterdim..daha da mutlu oldum..en azından yapabildiğimin en iyisini yaparak, bir insana hediye edilen olumsuzu olumluya dönüştürmeyi öğrenerek ,seçimlerimi hep sevgiyle yaptım, sınırlarımı kaldırdım daha çok mutlu olmayı seçtiğimde kendimi Yaşam koçluğu yaparken buldum..İnandım güvendim kendime ve yaşama..Şükran duygumu hiç eksik etmedim yaşamımda.. Duygularıyla,seçimleriyle,hayata bakışıyla, yaşamın içinde varoluşuyla
Benden çok daha iyisini yapanlar var,benden çok daha iyisini yapacak olanlar var,bende çok daha iyisini yapabileceğimi kendimi tam olarak gerçekleştireceğimi,içimdeki yaratıcılığımı gerçek potansiyelimi en mükemmel haliyle kullanacağımı,çok daha mutlu olacağımı biliyorum..
Ve istiyorum ki her insan tam olarak gerçek potansiyeliyle kendini bu yaşamda gerçekleştirsin..ve istiyorum ki o kadar iyi olalım ki bahane paketinden özgürleşip en saf halimizle an da gerçekleştirelim tüm niyetlerimizi, dileklerimizi..tıpkı aklınızdan bir dilim çukulatalı pasta olsa ne iyi olurdu derken kapının çalınıp bir arkadaşınızın size getirdiği pasta gibi..hani deriz ya, keşke başka birşey isteseydim..işte isteklerimizin ve isteğimizin gerçekleşmesi için tam anlamıyla o saflık noktasında her şeyden arınmış özgürleşmiş bir halde sevgi olabilmeliyiz.Yaşamınızın farkında olun,farkında olarak yaşayın..
Seçimleriniz sevgi olsun..güzel düşünceler ile,güzelliği görerek güzel sözlerle konuşarak tek kalpten sevgiyle var olalım bu güzel dünyamızda..
Lütfen yaşamınıza sahip çıkın.. Kendinize sahip çıkın..Düşüncelerinize sahip çıkın..Değişin,dönüştürün..cesaret edin..adım atın..coşku ile yaşayın..şükran duyun yaşamınızdaki her şey için.. Bir olun kendinizle, yaşamınızla, yaşamınızdaki insanlarla her şey ile bir olun..paylaşın yaşamı sevgiyle tüm sevdiklerinizle..
Hepimiz en güzel yaşamı hak ediyoruz..
Bu dünyada, ışık ve sevgi dolu insanlarla bir arada olmayı hak ediyor.
Işıl ışıl parlayalım ve aydınlatalım dünyamızı..
Sevgi dolu, bolluk içinde, mutlu, huzurlu, sağlıklı, keyifle yaşanan bir dünya diliyorum..
Bu arada göstermiş olduğunuz ilgiye ve göndermiş olduğunuz maillere çok teşekkür ederim..
Sevgilerimle,sevgiyle kalın…
Füsun Paşa
Yaşam Koçu
Livcon International Certified Coach
fusunpasa@mynet.com

