Kabul etmemiz gerekiyor galiba çocuklarımız büyüyor; hem de çok çabuk. Biz ise halen onları yardımımıza muhtaç bebekler olarak görüyoruz.

O yüzden hep ne yapacaklarını ya da yapmayacaklarını söylemek zorunda hissediyoruz. Devamlı emirler veriyoruz. Onlar adına kararlar alıyor, planlar yapıyoruz.

Hele bir de bir kelime var ki ağzımızdan düşmeyen: Hadi! Aslı “haydi” ama telaşımızdan aradaki “y” bile düşüyor!

Hadi elini yıka!
Hadi yemeğini bitir!
Hadi çabuk üstünü değiştir!
Hadi ödevini yap!
Hadi odanı topla!
Hadi hadi hadi…

Biliyorum… Anne babalar olarak çok sabırsızız. Modern hayat bizi böyle yaptı. Hiçbir şeye zaman yok ve her şey hızlı olmalı. Çabucak bitmeli!

Çocuklarımızın farklı bir zaman algısı var oysaki. Belki bizim de onlardan bir şeyler öğrenmeye ihtiyacımız var. Sakinleşmeye. Koşmamaya. Yaptığımız şeyi içimize sindire sindire; rahat rahat yapmaya. Böylece zamanla da tekrar barışırız, kimbilir?

Dönelim o sinir bozucu kelimeye: Hadi! Normalde motive etmek, heyecanlandırmak ve yanındayım, destek oluyorum, sen de harekete geç anlamında bir kelime. Fakat bu kadar çok kullanınca işin keyfi kaçıyor tabii.

Oğlum çok güzel özetlemişti bir keresinde: “Anne üzerimde baskı oluşturma!” diye. Çünkü ben de tutamayıp kendimi hadiliyordum. Gerçekten de motive etmek, hızlandırmaktan çok sanırım baskı oluşturuyoruz çocuklarımız üzerinde hadiledikçe. Belki yapacakları varsa da yapmamak geliyor içlerinden hadi’leri duydukça. O kadar alışıyoruz ki böyle sözcüklere farketmeden sadece çocuklarımıza değil eşimize, iş arkadaşlarımıza ve çevremizde herkese karşı kullanır hale geliyoruz.

Bu ve bunun gibi kullandığınız başka sözcükler varsa, etkilerini anlamanın en güzel yolu şu: Size biri devamlı bu kelimeleri kullanarak hitap etse, ne hissedersiniz?

Tabii ki herşeyi bırakalım gitsin, isteyen istediğini istediği zamanda yapsın değil amacımız. Muhtemelen biz bu kadar hadilemesek de işler yolunda gidecek aslında… Arada ve yerinde uyarılar, mudahaleler çok daha etkili olur sanırım.

Gerisi gerçekten hem bizi hem çevremizdekileri strese sokuyor galiba. Haydi o zaman (bunu gerçekten harekete geçelim anlamında kullanmak istedim!) daha az hadileyelim!

Figen Küçükkoner Kırca
www.lifefocus-tr.com
figen.kirca@lifefocus-tr.com